İstanbul’un gastronomi haritasında son yıllarda dikkat çeken bölgelerden biri olan Fatih Sultan Mehmet Mahallesi, kısa sürede gerçek bir yeme–içme üssüne dönüştü. Armutlu hattının Etiler’le birlikte yükselen popülaritesi, bölgede hem yeni konseptlerin hem de köklü markaların yer bulmasını sağladı. Bu dönüşümün en dikkat çekici örneklerinden biri ise Atatürk Caddesi üzerinde konumlanan Kebapçı Beko.
Maslak ve Türkbükü/Bodrum’daki Ahmet Ustam Ocakbaşı’nın kurucusu Ahmet Karoğlu’nun, 1957’den bu yana Adıyaman’da varlığını sürdüren Kebapçı Beko markasını İstanbul’a taşıması, bu mekânı yalnızca yeni bir açılış olmaktan çıkarıyor. Burası, köklü bir geleneğin şehirle yeniden kurduğu bir bağ niteliğinde.
Bodrum Hissi, İstanbul Ritmi
Kebapçı Beko’nun İstanbul şubesi, klasik bir kebapçı atmosferinden ziyade Bodrum’daki çağdaş ocakbaşı anlayışını çağrıştırıyor. Girişteki beyaz kapıdan içeri adım attığınız anda, soft renklerin hâkim olduğu modern ve ferah bir alan karşılıyor sizi. Duvarlardaki yazılı panolar, mekâna karakter katan detaylar arasında yer alırken; görkemli bar bölümü, kebap kültürüne alışık olmayanlar için bile dikkat çekici bir karşılaşma sunuyor.
Bu yaklaşım, Kebapçı Beko’yu yalnızca yemek yenilen bir yer değil; vakit geçirilen, uzun oturumlara imkân tanıyan bir sosyal mekân haline getiriyor.
Az ve Öz Bir Menü
Menü, “az ve öz” felsefesiyle kurgulanmış. Başlangıçlarda klasik mezelerin yanı sıra mekâna özel seçenekler öne çıkıyor. Atom, acılı ezme, kuru cacık ve soğan–sarımsak gibi mezeler masaların vazgeçilmezleri arasında. Çiğ köfte ve içli köfte ise menünün güçlü açılış tabakları.

Salata tarafında tablacı salatası, gavurdağı ve çoban salata gibi kebap kültürüne eşlik eden klasikler yer alıyor. Bu noktadan sonra ise mutfak tamamen kebaplara odaklanıyor. Etler yumuşak, pişirme dengeli ve soslar ölçülü. Patlıcanlı kebap, yağlı kara, kuzu şiş ve Adana kebap, mekânın en çok tercih edilen tabakları arasında.
Sakatat sevenler için de güçlü bir alan açılmış. Uykuluk, böbrek şiş ve ciğer şiş gibi seçenekler, bu mutfağın iddiasını destekleyen önemli detaylar. Yemek sonunda ise tatlıları pas geçmemek gerekiyor; klasik bir kebap finalini tamamlayan sade ama tatmin edici seçenekler sunuluyor.
Kebapçıda Kokteyl Olur mu?
Kebapçı Beko’yu benzerlerinden ayıran en önemli farklardan biri, bar tarafındaki yaklaşımı. Pek çok kebapçıdan farklı olarak burada imza kokteyller hazırlanıyor ve bu kokteyller kebap kültürüyle uyumlu olacak şekilde kurgulanmış.

Adana acılı şalgam, tekila, kırmızı pancar, kekik ve narenciye sosuyla hazırlanan “Beko03”, rakı ve ananaslı “Şerefe” ve kuzukulak otu ile hazırlanan cin bazlı “Kuzu Kuzu”, mekânın en çok konuşulan kokteylleri arasında. Bu detay, Kebapçı Beko’yu yalnızca bir akşam yemeği adresi olmaktan çıkarıp, daha uzun gecelere açılan bir buluşma noktası haline getiriyor.
Uzayan Akşamlar İçin Uygun Bir Adres
Yemek saatinden itibaren ritmi yükselen müzikler, mekânın atmosferini yavaş yavaş eğlenceye yaklaştırıyor. Bu yönüyle Kebapçı Beko; doğum günü, yıl dönümü gibi kutlamalar, uzun arkadaş buluşmaları ve iş çıkışı yemekleri için oldukça uygun bir yapı sunuyor.
Haftanın her günü öğle ve akşam saatlerinde hizmet veren Kebapçı Beko, klasik kebap anlayışını modern şehir hayatıyla birleştiren adreslerden biri olarak, İstanbul’da kendine sağlam bir yer edinmiş durumda.















