Rolex’in geçmişine baktığınızda Submariner, Daytona, GMT-Master veya Datejust gibi onlarca yıldır devam eden güçlü tasarım çizgileri görürsünüz. Ancak markanın arşivinde, bugün bildiğimiz Rolex algısının oldukça dışında kalan bazı saatler de var.
Ref. 8171 bunların belki de en sıra dışı olanlarından biri.
1940’ların sonundan 1950’lerin başına uzanan kısa bir dönemde üretilen üçlü takvimli ve ay fazlı bu Rolex, zaman içerisinde koleksiyonerlerin en fazla ilgi gösterdiği vintage referanslardan birine dönüştü. Şimdi Rolex, yaklaşık üç çeyrek yüzyıl sonra bu sıra dışı parçaya yeniden dönüyor.
Üstelik bunu yalnızca geçmişteki bir tasarımı yeniden üretmek için yapmıyor.
Milano’da tanıtılan yeni Rolex Perpetual Padellone, Ref. 8171’in karakterini korurken yıllık takvim, yeni bir ay fazı göstergesi ve tamamen yeni Calibre 7190 ile fikri modern Rolex saatçiliğinin teknik seviyesine taşıyor.

Rolex’ten Beklenmedik Bir Yeni Model
Rolex dünyasında tamamen yeni bir koleksiyonun ortaya çıkması sık rastlanan bir durum değil. Marka, mevcut modellerini yıllar içerisinde kontrollü biçimde geliştirirken yeni aileler yaratma konusunda çok daha temkinli hareket ediyor.
Bu nedenle Perpetual Padellone’nin gelişi başlı başına dikkat çekici.
2023 yılında Cellini’nin yerini alan Perpetual 1908 ile başlayan daha klasik Rolex çizgisi, Padellone ile ilk kez ciddi bir komplikasyon kazanıyor. Yeni model aynı zamanda markanın sportif saatlerle özdeşleşen modern kimliğinin yanında farklı bir Rolex dünyasının yeniden şekillenmeye başladığını gösteriyor.
Burada önemli bir ayrıntı var. Modelin adındaki “Perpetual”, saatin perpetual calendar yani sonsuz takvim olduğu anlamına gelmiyor. İsim, saatin ait olduğu Perpetual koleksiyonundan geliyor. Padellone teknik olarak bir annual calendar, yani yıllık takvim.
Bu fark aynı zamanda yeni model ile tarihi Ref. 8171 arasındaki en önemli teknik ayrımlardan birini oluşturuyor.
Peki Padellone Ne Demek?
Hikâyenin en güzel ayrıntılarından biri saatin isminde saklı.
“Padellone”, İtalyancada kabaca “büyük tava” anlamına geliyor. Ancak bu isim 1950’lerde Rolex tarafından yaratılmış bir model adı değildi. Ref. 8171’e yıllar sonra İtalyan koleksiyonerler tarafından verilen bir lakaptı.
Bunun nedeni de dönemi için sıra dışı sayılabilecek ölçüleriydi. Yaklaşık 38 mm çapındaki geniş kasa, düz oranlar ve hafif bombeli kadran, vintage Rolex dünyasında modele kendine özgü bir siluet kazandırıyordu.
Rolex’in bugün koleksiyonerler tarafından yaratılan bu lakabı benimseyerek yeni saatin resmi adına dönüştürmesi oldukça anlamlı. Perpetual Padellone’nin Milano’da tanıtılması da ismin İtalyan koleksiyon kültüründeki kökeni düşünüldüğünde tesadüf gibi görünmüyor.

Ref. 8171’in Ruhunu Taşıyor, Ama Onu Kopyalamıyor
Yeni Padellone’yi ilginç yapan nokta, Rolex’in vintage bir modelin birebir reprodüksiyonunu hazırlamamış olması.
Orijinal Ref. 8171 yaklaşık 38 mm çapındaydı. Yeni model ise 39 mm çapında ve 12,2 mm kalınlığında. Yani günümüz standartlarına uyarlanmasına rağmen tarihi modelin dengeli oranlarından çok fazla uzaklaşmıyor.
Kasa çevresinde de geçmişe doğrudan bağlanan ilginç bir detay bulunuyor. Ref. 8171 gibi yeni Padellone de gün, tarih, ay ve ay fazını ayarlamak için dört ayrı düzeltici taşıyor.
Ancak kadrana yaklaştığınızda Rolex’in nostalji ile modernizasyon arasındaki sınırı bilinçli biçimde çizdiği görülüyor.
Orijinal modelde kullanılan Dauphine ibrelerin yerini, Perpetual 1908’den tanıdığımız Breguet stilindeki saat ibresi alıyor. 3 ve 9 yönündeki Arap rakamları da yine 1908 ailesinin tasarım diline bağlanıyor.
Böylece Padellone, eski bir Rolex’in yeniden üretimi olmaktan çıkıp Perpetual koleksiyonunun güncel tasarım kimliği içerisinde kendine ait bir yer ediniyor.
Kadranın Merkezinde Takvim Var
Padellone’nin kadranı, modern Rolex modellerinde görmeye alıştığımız sadelikten belirgin biçimde daha fazla bilgi taşıyor.
Haftanın günü ve ay, saat 12 yönünün hemen altında bulunan iki ayrı pencereden okunuyor. Tarih ise kadranın dış çevresindeki 1’den 31’e uzanan skala üzerinden takip ediliyor. Ucunda hilal biçimli bir gösterge bulunan mavi ibre, ilgili günü çerçeveleyerek tarihi gösteriyor.
Asıl görsel sürpriz ise saat 6 yönünde.
Rolex burada klasik ay fazı göstergesine farklı bir yaklaşım getiriyor. Mavi mine disk üzerinde iki ayrı Ay bulunuyor ve her ikisi de meteoritten hazırlanıyor. Bunlardan biri dolunayı temsil ederken diğeri koyu PVD kaplamayla yeni ayı gösteriyor.
Klasik ay fazı göstergelerinde Ay görüntüsünün bir bölümünü kapatan pencere yerine, Padellone’de disk bütünüyle görülebiliyor. Ay döngüsü ilerledikçe iki meteor Ay sırayla diskin üzerindeki üçgen göstergeyle hizalanıyor.

Calibre 7190 ve Yeni Haplos Sistemi
Padellone’nin asıl yeniliği ise kadranın altında bulunuyor.
Rolex yeni model için Calibre 7190 adını verdiği yıllık takvim mekanizmasını geliştirdi. Mekanizma, Land-Dweller ile tanıtılan Calibre 7135 mimarisinden hareket ediyor ancak Padellone’nin takvim komplikasyonu için önemli ölçüde farklılaşıyor.
Sistemin merkezinde Rolex’in Haplos adını verdiği yeni çözüm bulunuyor. Sadece iki ek bileşen kullanan sistem, 30 ve 31 günlük aylar arasındaki farkı mekanik olarak algılayabiliyor.
Bunun günlük kullanım açısından anlamı oldukça basit: saatin takvimini her kısa ayın sonunda manuel olarak düzeltmek gerekmiyor. Padellone, 30 ve 31 günlük ayları otomatik olarak hesaba katıyor ve yalnızca yılda bir kez, şubat ayının sonunda kullanıcı müdahalesine ihtiyaç duyuyor.
Daha da etkileyici olan, gün, tarih ve ay göstergelerinin gece yarısında aynı anda ve anlık olarak değişmesi.
Rolex, Calibre 7190 ile bağlantılı toplam 30 patent başvurusundan söz ediyor. Bunlardan ikisi doğrudan bu mekanizmaya özel. Bu da Padellone’nin yalnızca arşivden çıkarılmış estetik bir fikir olmadığını, markanın yeni teknik geliştirmelerini sergilediği önemli bir platform olduğunu gösteriyor.
5 Hz, 66 Saat ve Şeffaf Arka Kapak
Calibre 7190, 5 Hz yani saatte 36.000 titreşim frekansında çalışıyor. Yaklaşık 66 saatlik güç rezervine sahip mekanizma, Rolex’in Superlative Chronometer standartlarını da karşılıyor.
Rolex ayrıca mekanizmayı saklamamayı tercih etmiş. Şeffaf arka kapaktan Côtes de Genève dekorasyonlu köprüler ve iskeletleştirilmiş sarı altın rotor görülebiliyor.
Bu ayrıntı, Padellone’nin Perpetual 1908 ile başlayan daha klasik ve mekanik yönü görünür kılan Rolex anlayışının devamı olduğunu da gösteriyor.

Üç Farklı Padellone
Rolex Perpetual Padellone başlangıçta üç farklı referansla sunuluyor.
İki Everose altın modelde gren dokulu beyaz kadran kullanılıyor. Bunlardan biri deri kayışla gelirken diğerinde Perpetual 1908 ile tanıtılan yedi bağlantılı Settimo bilezik bulunuyor.
Üçüncü seçenek ise platin kasa ile geliyor. Rolex’in platin saatlerine ayırdığı karakteristik ice blue kadran burada da kullanılmış ve saat timsah derisi kayışla tamamlanmış.
39 mm’lik kasaların su geçirmezlik değeri 50 metre.
Uluslararası fiyatlandırmada Everose altın ve deri kayışlı model 59.000 dolar, platin versiyon 66.200 dolar, Everose altın Settimo bilezikli seçenek ise 72.000 dolar seviyesinde konumlanıyor. Koleksiyon sınırlı üretim olarak açıklanmış değil, ancak ilk teslimatların kontrollü miktarlarda gerçekleştirilmesi bekleniyor.
Rolex Neden Şimdi Geçmişine Dönüyor?
Padellone’nin Rolex açısından taşıdığı önem yalnızca yeni bir komplikasyondan ibaret değil.
Saat endüstrisi uzun süredir kendi arşivlerini yeniden keşfediyor. Vintage modeller modern ölçülerle geri dönüyor, eski kadran renkleri yeniden kullanılıyor ve geçmişteki referanslar yeni koleksiyonların çıkış noktası haline geliyor.
Rolex ise bu eğilime karşı bugüne kadar oldukça mesafeli kaldı. Marka geçmişindeki modellerden ilham alsa bile doğrudan vintage yeniden üretimlere yönelmek yerine mevcut koleksiyonlarını sürekli geliştirmeyi tercih etti.
Padellone bu nedenle farklı.
Rolex yalnızca Ref. 8171’e geri dönmüyor; koleksiyonerlerin yıllar içerisinde bu saate yüklediği kültürel kimliği de kabul ediyor. Bir zamanlar gayriresmî olan “Padellone” lakabının bugün Rolex kataloğunda resmi bir model adına dönüşmesi, marka ile koleksiyon kültürü arasındaki ilişkinin nadir görülen örneklerinden biri.
VOGGIA Perspektifi
Yeni Rolex Perpetual Padellone’yi yalnızca “vintage Rolex geri döndü” şeklinde okumak saatin asıl önemini kaçırmak olur.
Çünkü Rolex, Ref. 8171’in görüntüsünü birebir yeniden üretmek yerine onun fikrini günümüze taşıyor. Üçlü takvim yıllık takvime dönüşüyor, geleneksel ay fazı meteoritten hazırlanan iki Ay ile yeniden tasarlanıyor ve yaklaşık 75 yıllık bir komplikasyon fikrinin merkezine tamamen yeni Calibre 7190 yerleştiriliyor.
Belki de daha önemlisi, Padellone Rolex’in bugün ne yapmak istediğine dair farklı bir ipucu veriyor. Perpetual 1908 ile klasik saatçiliğe yeniden alan açan marka, şimdi bu çizgiyi daha karmaşık mekanizmalarla genişletiyor.
Daytona’nın yarış pistleriyle, Submariner’ın dalışla veya GMT-Master’ın seyahatle kurduğu bağın aksine Padellone’nin hikâyesi doğrudan saatçiliğin kendisiyle ilgili. Takvim, Ay’ın hareketi, mekanik mühendislik ve Rolex tarihinin az bilinen bir bölümü aynı saatte buluşuyor.
Bu yüzden Perpetual Padellone, 2026’nın yalnızca sürpriz Rolex modellerinden biri olmayabilir. Markanın kendi geçmişiyle nasıl yeni bir ilişki kurduğunu gösteren çok daha önemli bir saat olarak hatırlanabilir.















