Koyu Mod Açık Mod
Koyu Mod Açık Mod

Dijital Amneziye Karşı Analog Not Almak

Algoritmalar aradığınızı, defterler ise unuttuğunuzu verir. Dokunmatik ekranların hissizliğine karşı, doğuştan ‘Uçak Modu’na sahip o asil nesneye dönüyoruz.
Eskimiş not alınmış defterler, deri not alma defterleri Eskimiş not alınmış defterler, deri not alma defterleri

Evernote veya Apple Notes hesabınızdaki yüzlerce nota en son ne zaman dönüp baktınız? Muhtemelen hiç. Onlar, dijital bir mezarlıkta kaybolmayı bekleyen veri yığınlarıdır. Ancak Leonardo da Vinci’nin 500 yıl önceki Codex’i, hala canlı, hala okunabilir ve hala öğretiyor.

Düşünme süreçleri, kasıtlı bir yavaşlık (deliberate slowness) talep eder. Klavyede dakikada 100 kelime yazabilirsiniz, bu düşünme hızınızdan fazladır; dolayısıyla beyin “otomatik pilot”a geçer. Ancak kalemle not almak, düşünce hızınızı yavaşlatır. Bu sürtünme, beynin bilgiyi filtrelemesine, işlemesine ve uzun süreli hafızaya kodlamasına olanak tanır.

Dijital notlar “arama” yapmak içindir; analog notlar ise “anlamak” içindir. Dokunmatik ekranların pürüzsüz ama hissiz yüzeyine karşı; kağıdın dokusu ve mürekkebin kokusu, düşünceyi fiziksel bir nesneye dönüştürür.

İşte dijital gürültüde nerede olduğunu unuttuğunuz fikirlerinizi kurtaracak analog yapı.

Nörolojik Kodlama ve Dokunsal Deneyim

Nörobilimde “Kodlama Hipotezi” der ki; elin karmaşık motor hareketleri, beynin öğrenme merkezini (Hippocampus) tetikler. Klavyede “A” tuşuna basmak ile “B” tuşuna basmak arasında beyin için fark yoktur; ikisi de aynı basit vuruştur.

Ancak dolma kalemle bir harfi çizmek, kağıdın direncini hissetmek ve mürekkebin kurumasını izlemek, çok duyulu (multi-sensory) bir deneyimdir. Bu duyusal geri bildirim, o bilgiyi zihninize bir çapa gibi atar. Yazdığınız şeyi hatırlarsınız, “copy-paste” yaptığınız şeyi değil.

Kağıtta 80 GSM ve Ötesi

Dijital dünyada çözünürlük vardır, analog dünyada “gramaj” (GSM). Standart fotokopi kağıdı (80 GSM) sıradandır, mürekkebi arkaya geçirir (ghosting). Ancak 90 veya 120 GSM’lik asitsiz, fildişi rengi bir kağıt (örneğin Rhodia veya Leuchtturm1917), kalemin üzerinde buzda kayar gibi hareket etmesini sağlar.

Dokunduğunuz materyale verdiğiniz değer, ürettiğiniz fikre verdiğiniz değerin yansımasıdır. Kaliteli bir defter, sıradan bir karalamayı geçici bir not olmaktan çıkarıp, kalıcı bir kayda dönüştürür.

Serendipity Etkisi

Dijital notlar klasörler ve etiketlerle (tags) sınıflandırılır. Bu mantıklıdır ama yaratıcılığı sekteye uğratır. Bir defterde sayfaları rastgele karıştırırken, 3 ay önce yazdığınız bir fikirle bugün yazdığınız bir proje arasında tesadüfi bir bağlantı kurabilirsiniz.

Bu “Serendipity” (Mutlu Tesadüf), hayatımızda olan birçok inovasyonun kaynağıdır. Algoritmalar size aradığınızı verir; defterleriniz ise unuttuğunuz ama ihtiyacınız olan şeyi verir.

Voggia Not Almak | Voggia

Bir İpucu

Marcus Aurelius ve Seneca gibi Stoacıların kullandığı “Commonplace Book” (Ortak Yer Defteri) metodunu uygulayın.

Bu bir “sevgili günlük” değildir. Okuduğunuz kitaplardan alıntılar, duyduğunuz bir replik, bir şarkı sözü veya aklınıza gelen bir iş fikri… Hepsini tek bir defterde toplayın. Ancak strateji şudur: Her sayfanın köşesine kendi geliştirdiğiniz bir “İkon Sistemi” koyun. (Örn: Bir daire ikonu “Fikir”, bir kare ikonu “Alıntı”, bir üçgen ikonu “Araştırılacak Konu” olsun).

Böylece yıllar sonra defteri tararken, aradığınız bilginin türünü saniyeler içinde bulabilirsiniz. Bu, sizin kişisel arama motorunuzdur ama algoritması tamamen sizin zevkinize göre çalışır.

Uygulanabilir Öneriler

Bugün kendinize bir Cep Defteri (A6 veya daha küçük) edinin.

Çantanızda değil, ceketinizin iç cebinde veya pantolon cebinizde taşınacak kadar küçük olmalı. Ve kural şu: Aklınıza bir fikir geldiğinde telefonu çıkarmayın. O küçük defteri çıkarın.

Telefona not almak için ekranı açtığınızda, Instagram bildirimlerini görüp ne yapacağınızı unutma riskinizden bahsetmek bile istemiyorum. Ancak defterinizin “Uçak Modu” ise doğuştan aktif. Sizi bölmez, sadece dinler.

Yorum ekle Yorum ekle

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki Yazı
Amuse-Bouche

Amuse-Bouche Nedir ve Neden Fine Dining Deneyiminin İlk İmzasıdır

Sonraki Yazı
Tasting Menu

Tasting Menu Nedir ve Neden Modern Gastronominin Omurgasıdır