Yüksek mücevher dünyasında bazı koleksiyonlar vardır ki yalnızca göz kamaştırmakla yetinmez, izleyeni içine çeken bir atmosfer yaratır. Chopard High Jewellery koleksiyonu da tam olarak bunu yapıyor. Paris Couture Week kapsamında tanıtılan yeni Precious Chopard seçkisi, haute couture ile yüksek mücevher sanatını aynı zarif çizgide buluşturuyor.
Koleksiyon, metal ve değerli taşların adeta dantel gibi işlendiği yapısıyla öne çıkıyor. Işığı yakalayan elmas örgüler, taşların hareketle birlikte canlılık kazanmasını sağlarken; mücevher, takıldığı bedende statik bir obje olmaktan çıkıp akışkan bir forma dönüşüyor.
Haute Couture ile High Jewellery Arasında Zarif Bir Denge
Koleksiyonun kreatif vizyonu, Chopard Eş Başkanı ve Sanat Direktörü Caroline Scheufele tarafından şekillendirildi. Tasarımlar, haute couture defilelerinden aşina olunan kumaş hafifliğini ve hareket özgürlüğünü, yüksek mücevher zanaatının teknik ustalığıyla birleştiriyor.
Elmas danteller, tenle temas ettiğinde cildin doğal hatlarını vurguluyor; renkli değerli taşlar ise balo salonlarının kristal avizeleri altında parlayan bir gece atmosferini çağrıştırıyor. Her parça, yalnızca estetik değil, duygusal bir deneyim sunmayı amaçlıyor.
Işık, Hareket ve Zanaatin Ortak Dili
Precious Chopard koleksiyonunun temel karakteri, ışıkla kurduğu ilişki üzerinden tanımlanıyor. Açık işçilikle oluşturulan yapılar, taşların ağırlığını görünmez kılarken; mimari çizgiler, koleksiyona sofistike bir denge kazandırıyor.
Koleksiyonda yer alan elmas ve tanzanit setler, kolye, yüzük ve küpelerden oluşan görkemli kombinasyonlarla dikkat çekerken; armut kesim elmaslarla süslenen kolyeler feminen zarafeti ön plana çıkarıyor. Kalp formundaki yakutlarla bezeli choker ve avize küpeler ise koleksiyonun daha cesur ve oyunbaz yüzünü temsil ediyor.

Cenevre Atölyelerinde Hayat Bulan Bir Miras
Chopard High Jewellery parçaları, markanın Cenevre’deki atölyelerinde, 30’dan fazla farklı uzmanlığın bir araya gelmesiyle üretiliyor. Tasarımdan balmumu heykelciliğine, taş kesiminden mıhlamaya kadar uzanan bu süreç, her parçayı gerçek bir sanat eserine dönüştürüyor.
Scheufele ailesinin kuşaktan kuşağa aktardığı mücevhercilik mirası, geleneksel ustalığı çağdaş tekniklerle birleştirerek Chopard’ın yüksek mücevher alanındaki özgün kimliğini korumasını sağlıyor.
Voggia Yorumu
Chopard High Jewellery koleksiyonu, mücevheri yalnızca değerli taşların toplamı olarak değil; ışık, hareket ve bedenle kurulan estetik bir diyalog olarak ele alıyor. Bu yaklaşım, koleksiyonu zamansız kılarken haute couture ile high jewellery arasındaki sınırları da ustalıkla bulanıklaştırıyor.















