Bazı saatler zamanı gösterir. Bazıları ise bir hikâye anlatır. Jacob & Co.’nun yeni “Godfather II” modeli, ikinci kategoriye giriyor. Bu saat yalnızca zamanı ölçmek için değil, sinema tarihinin en ikonik temalarından birini mekanik bir müzik kutusuna dönüştürmek için tasarlandı.
Francis Ford Coppola’nın kült filmi The Godfather Part II’den ilham alan model, saatçilik ile sinema arasında kurulan en teatral bağlardan birini temsil ediyor. Jacob & Co., bu yeni versiyonda yalnızca estetik bir referans sunmuyor. Aynı zamanda iki farklı melodiyi çalabilen mekanik bir komplikasyonla saatçiliğin sınırlarını genişletiyor.
Bu yaklaşım, Godfather II modelini bir saatten çok mekanik bir sahneye dönüştürüyor. Her aktivasyon, sinema tarihinin en tanınan müziklerinden biriyle başlayan küçük bir performans niteliği taşıyor.
İki Melodi Çalabilen İlk Mekanik Saat
Godfather II modelinin merkezinde JCAM62 kalibresi yer alıyor. Bu mekanizma, iki farklı melodiyi çalabilen ilk saat olarak konumlanıyor. Saat 10 yönündeki seçici mekanizma ile kullanıcı, Nino Rota’nın iki ikonik bestesi arasında geçiş yapabiliyor.
Seçilebilen melodilerden ilki “The Godfather Love Theme”, diğeri ise “The Godfather’s Waltz”. Saat 8 yönündeki pusher’a basıldığında müzik kutusu aktive oluyor ve yaklaşık 15 ila 20 saniyelik mekanik bir performans başlıyor.
Bu sistem tek bir müzik silindiri üzerinde çalışıyor. Melodi seçici mekanizma, milimetrik bir kayma ile farklı pinlerin çeliğe temas etmesini sağlıyor. Böylece ikinci bir müzik modülüne ihtiyaç duyulmadan iki farklı kompozisyon çalınabiliyor.
Mekanik Bir Müzik Kutusu Mimarisi
Sistemin merkezinde geleneksel müzik kutusu prensibi yer alıyor. Pinlerle donatılmış pirinç silindir, çelik tarak üzerindeki dişleri sırayla aktive ediyor. Her diş farklı bir nota üretiyor. Bu mekanik yapı, tamamen analog bir müzik üretimi sağlıyor.

Melodi değişimi ise mekanik bir kaydırma hareketi ile gerçekleşiyor. Milimetrenin altında bir hareket, farklı pinlerin devreye girmesini sağlıyor. Bu yaklaşım, saatçilikte nadir görülen bir mühendislik çözümü sunuyor.
Tüm bu sistem aynı zamanda bir dakikalık flying tourbillon ile birlikte çalışıyor. Böylece saat, hem akustik hem de kronometrik komplikasyonları tek bir platformda birleştiriyor.
1930’lardan İlham Alan Art Deco Kasa
Godfather II modeli, önceki Opera Godfather tasarımından farklı olarak tamamen yeni bir kasa mimarisi ile geliyor. 1930’ların Art Deco estetiğinden ilham alan dikdörtgen form, sinematik temayı güçlendirirken saatin daha giyilebilir olmasını sağlıyor.
42 x 44 mm ölçülerindeki kasa, 18K rose gold olarak üretilmiş. 17 mm kalınlık teknik olarak iddialı olsa da, bilekte dengeli bir duruş sunuyor. Bu tasarım, Jacob & Co.’nun teatral komplikasyonlarını günlük kullanım ile dengelemeye çalıştığını gösteriyor.
Orijinal Opera Godfather modelinin 49 mm’lik büyük yapısına kıyasla bu yeni kasa daha rafine bir karakter taşıyor. Eğrisel form, bileğe uyum sağlarken Art Deco çizgiler saatin sinematik kimliğini vurguluyor.
510 Parçalı Mekanik Sahne
Godfather II modeli toplam 510 bileşenden oluşuyor. Saatte 72 saatlik güç rezervi bulunuyor. Buna ek olarak müzik kutusu için ayrı bir güç rezervi göstergesi yer alıyor.
Her melodi aktivasyonu yaklaşık 15 ila 20 saniye sürüyor. Tek kurulum ile müzik fonksiyonu yaklaşık 10 kez tekrar edilebiliyor. Bu sistem, müzik komplikasyonlarında nadir görülen bir enerji verimliliği sunuyor.
Flying tourbillon, müzik mekanizması ve güç rezervi göstergeleri tek bir kadranda dengeli şekilde konumlandırılmış. Bu yerleşim, yüksek komplikasyona rağmen okunabilirliği koruyor.
Jacob Arabo İçin Kişisel Bir Hikâye
Godfather II modeli Jacob Arabo için yalnızca lisanslı bir proje değil. Aynı zamanda kişisel bir hikâyenin devamı. Arabo, 14 yaşında Amerika’ya geldiğinde İngilizce bilmiyordu. Bir sinema bileti alabilmesi iki yıl sürdü.
İzlediği ilk film The Godfather oldu. Açılış sahnesindeki “I believe in America” cümlesi, Arabo için yalnızca bir film repliği değil, kişisel bir deneyim anlamına geliyordu.
Godfather koleksiyonu, bu hikâyenin mekanik bir yorumu olarak görülüyor. Saat yalnızca bir film referansı değil, bir göç hikâyesi, başarı anlatısı ve Amerikan rüyasının mekanik bir sembolü haline geliyor.
Sadece 74 Adet Üretilecek
Godfather II modeli yalnızca 74 adet ile sınırlı. Bu sayı, filmin 1974 yılında vizyona girmesine referans veriyor. Saatin fiyatı ise 440.000 dolar olarak belirlenmiş.

Bu sınırlı üretim, modeli koleksiyon dünyasında özel bir konuma taşıyor. Godfather II yalnızca bir komplikasyon saati değil. Sinema ve saatçilik arasında kurulan en teatral köprülerden biri.
Jacob & Co. Godfather II, mekanik saatlerin yalnızca zamanı ölçmediğini bir kez daha hatırlatıyor. Bazen bir saat, bir film sahnesini yeniden canlandırabilir. Bazen ise bir hikâyeyi mekanik olarak anlatabilir.
VOGGIA Perspektifi
Godfather II, geleneksel anlamda bir komplikasyon saati değil. Bu model, mekanik saatçiliğin anlatı kurma gücünü test eden bir deney olarak okunmalı. Jacob & Co., bu projede zamanı ölçmekten çok, zamanı sahnelemeyi tercih ediyor.
Minute repeater, tourbillon veya perpetual calendar gibi klasik komplikasyonlar, horolojide teknik ustalığın göstergesi kabul edilir. Godfather II ise farklı bir yaklaşım sunuyor. Burada komplikasyon, teknik bir çözüm değil; kültürel bir anlatı aracına dönüşüyor.
Bu saat, sinemanın duygusal hafızasını mekanik mühendislik ile birleştiriyor. Melodi çaldığında ortaya çıkan şey yalnızca bir ses değil, bir sahnenin yeniden canlanması. Saat bu anlamda ölçüm cihazı olmaktan çıkıyor ve performatif bir objeye dönüşüyor.
Godfather II aynı zamanda modern haute horlogerie’nin yön değiştirdiğini de gösteriyor. Koleksiyonerler artık yalnızca komplikasyon sayısına değil, hikâyeye, kültürel referansa ve deneyime odaklanıyor. Bu model, saatçiliğin teknik mükemmeliyetten anlatısal lükse doğru evrildiğinin güçlü bir örneği.
Jacob & Co. Godfather II, bu nedenle bir saatten çok mekanik bir sahne. Zamandan çok hikâye anlatan, komplikasyondan çok duygu üreten bir horoloji yorumu.















