Jaeger LeCoultre, vintage kavramına nostaljiyle yaklaşmıyor. The Collectibles serisinin beşinci bölümünde marka, geçmişini yaşayan bir arşiv gibi ele alıyor; titizlikle seçilmiş, restore edilmiş ve bilinçli bir şekilde yeniden sunulmuş saatlerle.
Bu yeni kapsül koleksiyon, Reverso modelinin en erken dönemlerine uzanan sekiz son derece nadir saati bir araya getiriyor. Bunlar yeniden yorumlar ya da anma modelleri değil. Dünyanın farklı noktalarından bulunan, döneme uygun parçalarla onarılan ve bugün hâlâ işlevini sürdüren özgün tarihsel objeler.
New York’taki Madison Avenue amiral mağazasında tanıtılan koleksiyon, markanın miras departmanının bir yılı aşkın süren titiz çalışmasının sonucu. Her bir parça, yüzeysel estetikten ziyade özgünlük, kondisyon ve tarihsel önem kriterleriyle seçilmiş.
Erken Dönem Reverso’lar Neden Bu Kadar Nadir
Reverso’nun ilk üretim dönemi kısa ve sınırlıydı. 1931’de tanıtılan model, 1940’ların başına kadar küçük adetlerle üretildi. Başlangıçta Hindistan’da görev yapan İngiliz subaylarının polo oynarken kullanması için tasarlanmıştı. Dayanıklılık öncelikti, korunmuşluk değil.
Bu nedenle günümüze ulaşan örneklerin çoğu gerçek kullanım izleri taşıyor. Yapısal bütünlüğünü koruyan, mekanik olarak sağlıklı ve görsel olarak bozulmamış bir Reverso bulmak, markanın kendisi için bile son derece zor.
Bu koleksiyon için restorasyon, yeniden inşa anlamına gelmiyor. Saatler; orijinal malzemeler, yüzeyler ve toleranslara saygı duyularak, döneme uygun parçalarla çalışır hâle getirilmiş. Amaç kusursuzluk değil, sadakat.
Koleksiyonu Tanımlayan Öne Çıkan Parçalar
Sekiz saat arasında bazıları tarihsel kilometre taşı niteliğinde. Sarı altın ve Staybrite alaşımını bir araya getiren iki tonlu Reverso’nun, markanın ürettiği ilk çift metal kasa olduğu düşünülüyor. O dönemde paslanmaz çeliğin işlenmesi zor olduğu için, demir, krom ve nikel alaşımı olan Staybrite daha pratik bir çözümdü.
Bir diğer dikkat çekici parça ise siyah kadranı, sıcak tonlu indeksleri ve kollarıyla öne çıkan bir Reverso. Büyük ihtimalle üretilen ilk örnekler arasında yer alıyor. O yıllarda üretim sayılarının birkaç yüz adedi geçmediği tahmin ediliyor. Arka kapağının boş bırakılmış olması, gelecekte kişisel bir aile mirasına dönüşmesine olanak tanıyor.

1937 tarihli bir Reverso ise markanın kimliğinde dönüm noktasını temsil ediyor. Edmond Jaeger ile LeCoultre & Cie’nin resmen tek isim altında birleşmesini simgeleyen bu model, tam “Jaeger-LeCoultre” imzasını taşıyan en erken örneklerden biri. Kadran yapısı, bugün birebir aynı yöntemle üretilecek olsa son derece yüksek maliyetler gerektirecek bir el işçiliği seviyesini yansıtıyor.
Kadın Reverso’ları ve Unutulmuş Zarafet
Koleksiyon, vintage anlatılarda sıklıkla göz ardı edilen erken dönem kadın Reverso modellerini de içeriyor. 1932–1933 yıllarına tarihlenen, Staybrite kasaya ve krom kordon bileziğe sahip küçük boyutlu bir model bunlardan biri.

Oranları, malzemeleri ve işçiliği, Reverso’nun daha ilk yıllarında bile tek bir hikâyeye sıkışmadığını gösteriyor. Farklı bileklere, yaşam tarzlarına ve dönemlere sessizce uyum sağlayan bir tasarım dili var.
Bir Miras Olarak Arayış
Saatlerin büyük bölümü Fransa ve Birleşik Krallık’taki küçük müzayede evlerinden, özel koleksiyonlardan ve sessiz dealer ağlarından temin edilmiş. Bu süreçte hız değil, sabır belirleyici.
Erken dönem Reverso’lara olan ilgi giderek artarken, erişilebilirlik de aynı hızla azalıyor. Bu serideki parçaların çoğu şimdiden özel koleksiyonlara girmiş durumda. Yine de tüm saatler şubat ayının sonuna kadar New York’taki amiral mağazada sergileniyor.
VOGGIA Yorumu
The Collectibles ticari bir hamle değil. Bir süreklilik beyanı.
Jaeger-LeCoultre, en erken Reverso’larını yeniden yorumlamadan, süslemeden ve güncellemeden sunarak şunu hatırlatıyor: Gerçek modernlik, kökeni yeniden yazmakta değil, onu doğru okumakta başlar.
Bu saatler güncel olmayı kovalamıyor. Güncelliğin nerede başladığını gösteriyor.














